Uyuşturucu ticareti, Türkiye’de toplumun sağlığına yönelik en büyük tehditlerden biri olarak varlığını sürdürüyor. Polis ve jandarma ekiplerinin yürüttüğü operasyonlara rağmen, uyuşturucu satıcıları da yeni yöntemler geliştirerek faaliyetlerini sürdürmektedir. Artık, uyuşturucu ticaretinde dikkat çekmemek amacıyla kamusal alanlar ticari hale dönüşmüş durumda.
Uyuşturucu satıcıları, doğrudan fiziksel temasın ortadan kaldırılması için “temassız teslimat” yöntemine yönelmiş durumdalar. Bu sistemde, yasaklı maddeler yoğun olarak kullanılan kamusal alanların, özellikle akaryakıt istasyonu tuvaletleri gibi yerlerde önceden bırakıldığı ve alıcılara gönderilen adres bilgileri ile alındığı iddia edilmektedir. Böylece, hem satıcılarla alıcılar arasındaki doğrudan temas engelleniyor hem de iz sürmenin zorlaştığı düşünülüyor. Ancak, bu tür yöntemlerin yaygınlaşması kamu güvenliği açısından ciddi riskler oluşturmakta ve denetim mekanizmalarının etkinliği yeniden sorgulanmaktadır.
Emekli narkotik polisi İsa Altun, uyuşturucu ticaretinde kullanılan yöntemlerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirtiyor. Altun, “Uyuşturucu madde temin etme suçuna verilen ağır cezalar nedeniyle tacirler, akla hayale gelmeyecek yöntemlerle kullanıcılara ulaşmaya çalışıyorlar” dedi. Satıcıların dikkat çekmemek için eğlence mekanları, metruk binalar, AVM’ler ve akaryakıt istasyonları gibi çeşitli alanları kullandığını vurgulayan Altun, ebeveynlerin en son bakacağı yerlerin tercih edildiğini ifade etti. Su geçirmez poşetlerle saklama ve ev içindeki objelerin içine gizleme gibi yöntemlerin de kullanıldığını aktardı. Kurye yöntemlerinin de değiştiğini belirten Altun, dikkat çekmemek için çocuklar ve hamile görünümü veren kadınların bu işte kullanıldığını sözlerine ekledi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre, uyuşturucu olay sayısı son yıllarda artış göstermeye devam ediyor. 2023 yılında 251 bin 851 olan olay sayısı, 2024’te yüzde 22.7 artarak 309 bin 28’e yükseldi. Bu operasyonlar neticesinde 374 bin 948 kişi yakalandı. Ancak, bu veriler sorunun sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Rapora göre, maddeye ilk başlama yaşı ortalama 22 iken, tedaviye başvuranların çoğu 25-34 yaş aralığında yoğunlaşıyor. Uyuşturucuya bağlı ölümler ise genç yaş gruplarını vuruyor; 2024 yılında kaydedilen 427 ölümün neredeyse tamamı 15-64 yaş arasındaki bireylerde gerçekleşirken, 30 yaş altındaki ölümler oldukça dikkat çekici bir oran oluşturuyor. Uyuşturucu ticareti ve kullanımında yaşanan bu tehlikeli gelişmeler, toplum sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.